10 Ocak 2010 Pazar

Büyümek...

Hep bugün içinde yaşadım.. Yarına dair hayaller kurdum, yarına yakın olmaya çalıştım hep ama bugün var olan hiçbir şeyin yarın için muhasebesini yapmadım. Sahip olduklarımın bugününe saygısızlık olduğunu düşündüm hep. Yakınlarım, sevdiklerim, beni sevenler kimi zaman incindi bu tutumdan ama zamanında onlar da gördüler doğrusunun bu olduğunu zor veya kolay biçimde. Sonra bir gün geldi ki hayatımda yerin altına inmişim, (eminim daha da kötüye gidebilirim) her şey paramparça olmuş ve bugüne ait hiçbir şey kalmamış. Dışarıdan insanlar bakıp boş boş yorumlar yapar olmuşlar, bu evrensel çöküşü göreceli kişisel sorunlar ile kıyaslama cüretinde bulunmuşlar. İşte o an her şey değişti benim için. Elimde avucumda hiçbir şey kalmayınca -kırıntı dahil- yarının umuduyla, "belki bir gün" umuduyla yaşamaya başladım. Geleceklerde güzel olmasını istediğim yanımda olmasını istediğim şeyler için uğraşmaya karar verdim. Zor olsa da, imkansız olsa da.. Beni benden alacak olsa da.. Başaramasam da.

p.s İyi ki doğdun prensesim Nilüferim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder